May 26


Sağlıklı beslenme ve yaşam uzmanı Dr. Ender Saraç’ın yağ yakıcı zayıflama çayı formülü, kilo vermek ve kilosunu dengede tutabilmek için çabalayanlara yardımcı oluyor. Çayları yaparken dikkat edilmesi gerekilen ve coğunlukta yanlış uygulanan en önemli nokta bitkileri iyice kaynatmak değil çay suyunu kaynattıktan sonra bitki yapraklarını demlenmesi için suda bekletmektir. Ancak doğru bir demlenme ile bitkilerin yararlarından faydalanılabilir. Dikkat edilmesi gereken diğer bir unsur da bu yöntemin doğal olduğunu düşünüp aşırı bir şekilde çay tüketmemektir.

Yağ yakıcı zayıflama çayı tarifi
Temel olarak kaynamış bir litre suya birer çay kaşığı yeşil çay, funda, biberiye, kekik ve mate yaprağı atılır ve ardından 10 dakika demlenmesi beklenir ve devamında da çay süzülerek içilir.

Çayda kullandığımız bitklerin faydalarına değinelim;
Kekik:Sindirimi kolaylaştırır ve vücuttaki fazla suyu atmamıza yardımcı olarak kilo vermenizi sağlar.
Yeşil çay: Yeşil çay vücutta biriken toksinleri atar ve sindirimi kolaylaştırır.
Mate yaprağı: Obezite tedavisinde kullanılan bu çay, yağ emilimini engeller ve dolayısı ile vücuttan su atımını kolaylaştır. Aynı zamanda iştahı kapatır ve zayıflamaya yardımcı olur.
Biberiye:Biberiye bitkisinin en önemli özelliği vücutta biriken toksinleri dışarı atmamıza yardımcı oluşudur.
Funda yaprağı: Böbreklerin çalışmasında etkili ve idrar söktürücü özelliği olan funda yaprağı zayıflamada da yardımcı bir bitki.


Bitki çayı hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler
Aşırıya kaçmayın: Doğal bir yöntem olduğu gerçeğine kapılıp fazla çay tüketmenin size yararı olmadığı gibi zararı da olabilir.
Bitkileri kaynatmayın: En verimli bir şekilde bitki çayını kullanmak istiyorsanız, çayda kullanılacak bitkileri kaynatmayın. Onun yerine kaynamış suda bekletin.

May 25


Günümüz biliminde uyku gerçekten geniş bir biçimde ele alınmaktadır. Uyku neden gereklidir, uyuyamamanın sebepleri nelerdir ve düzenli bir uykunun yaşam kalitemiz üzerinde etkisi hakkında çoğunlukla durulmaktadır.

İdeal uyku saatinin yaş ile değiştiği bilinmektedir. Aşağıdaki tabloda yaş ve uyunması gereken saatler belirtilmiştir.

Yeni doğanlar:  17-18 saat
Bebekler:  12 saat
Çocuklar:  10 – 11 saat
Ergenler:  9 saat
Yetişkin:  7-8 saat

En ideal uyku süresi
Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere yaşın artması ile bir insanın uyku ihtiyacı arasında ters bir orantı vardır. Uzmanlar yetişkinler için en ideal uyku süresinin 7 saat olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmalar gecede 6,5 ile 7,5 saat arasında uyuyan kişilerin en uzun ömürlere sahip olduğunu göstermekte ve bunun yanında da 8 saatten fazla ve 6,5 saatten az uyuyanların daha kısa ömürlü olduğu kanı üzerinde durulmaktadır. Eksik ve fazla uyumanın eşit derecede bünyeye zararı vardır.  Ancak buradaki süpriz sonuç ise 8,5 saat uyumanın 5 saat uyumaya göre daha zararlı olduğudur.

Fazla ya da eksik uyumanın zararları
Fazla kısa ya da fazla uzun bir uykunun depresyon başta olmak üzere obezite, kalp sorunları, stres, gerilme ve buna benzer birçok rahatsızlığı da bünyeye davet etmektedir. Daha fazla bilgi için aşağıdaki resmimizi inceleyin.

Yazımızın buraya kadar olan kısmında ideal uyku süresi ve bu sürenin aşımı ya da eksikliğinde olabileceklerden kısaca bahsettik. Günde kaç saat uyumamız gerektiğini artık az çok biliyoruz. Peki ya güzel bir uyku alıp, sabah olduğunda zinde bir şekilde uyanabilmek için neler yapabiliriz? Size uyku kalitesini artırmak için yapabileceğiniz birkaç tavsiyede bulunalım.

Uyku kalitesini artırmanın yolları

Erken yemek
Vücudumuz bünyesine aldığı besinleri sindirmek için sürekli çalışmaktadır. Uyumadan en az 3 saat önce yemek yemiş olmanıza dikkat edin.

Sıcaklığı düşürün
Uyuduğunuz odanın sıcaklığını 18-21 C derece civarında, yani  serine yakın bir ısıda tutun.

Odanızı havalandırın
Yatacak olduğunuz odanın iyi  havalandırılmış olmasına dikkat edin.

Rahat giyinin
Dinlendirici ve kaliteli bir uyku için rahat kıyafetler giyin yani;  dar veya kalın kıyafetlerden kaçının.

Rahat bir yatak
Hayatımızın ortalama üçte biri uyumak ile geçmektedir. Bu yüzden kaliteli ve rahat, tercihen orta sertlikte bir yatak temin edin.

May 22

Kaliteli bir makale nasıl yazılır

Sizlere makale yazmanın ve makalenin detaylarına dair püf noktaları sunacağız.

Özetle; Bir makale nasıl olmalıdır ve yazımdan yayına kadar geçen tüm safhalarda neler yapılmalı nelere dikkat edilmelidir bunlardan bahsedeceğiz.

Bilim adamı olmak için ilk adımları atarken bu adımların sağlam olması; diğer bir deyişle yapılan çalışmaların bilimsel olabilmesi için öncelikle bilimselliğin tanımının yapılması ve bilimsellik ölçütlerinin neler olduğunun irdelenmesi gerekmektedir. Bilim, bilim yapılan alanda yapılan çalışmaya ihtiyacın olduğunun hissedilmesiyle başlar önce; aksi takdirde amaçsızdır. Daha sonra bu konu üzerinde sıkı bir çalışma ister, yetkinlik ister, nesnellik gerektirir, mantığa uygunluk, tutarlılık bekler.

Bu amaçla yapılan çalışmada bilimsel yazıya uygunluğu açısından kaleme alınacak makaleler, altı ayrı bölümde ve bu bölümlerin de alt başlıkları altında incelenecektir. Bölümlerin içeriklerine bakacak olursak;

Makale


Makale yazmadan önce…

İlk bölüm, makalenin işlevi hakkında bilgi vermeye yönelik olup, metnin okuyucuyu bilgilendirici bir işleve mi, çağrısal bir işleve mi yoksa tamamen yazar odaklı kurmaca bir yazı mı olduğuna bakılmaktadır.

İkinci bölümde, makalenin bölümleri, hangi bölümlerde neye nasıl yer verileceği belirlenir.

Üçüncü bölüm, ele alınan konunun hangi yöntemlere başvurularak açıldığı, açıklandığı üzerine örneklemelerden de yararlanarak açıklama içermelidir.

Dördüncü bölüm, makale içi alıntılamalar ve bu alıntılamaların makale sonunda  nasıl belirtildiği üzerinedir.

Beşinci bölüm kullanılan dil üzerinedir; yazar makaleyi yazarken nasıl bir konuma sahip, okuyucuya sesleniyor mu, makalede nesnel dil kullanım örnekleri mi ağır basıyor yoksa öznel ifadelere de yer veriliyor mu gibi özelliklerin incelendiği bir bölüm niteliğindedir.

Son bölümde, giriş ve sonuç bölümlerinin içeriği ve bu bölümlerde kullanılan kavramlar incelenmiş, aralarındaki uygunluk, tutarlılık açısından değerlendirme yapılmış olması ve makaleyi sonlandırırken okuyucuyu tatmin eden bir çalışma olması sağlanmalıdır.

İşte bu ve buna ek olarak birçok özelliği barındırması gereken bilimsel bir çalışma yapabilmek için öncelikle bilimsel bir yazının özelliklerinin bilinmesi, bunu uygulamaya geçirebilmek için de öncelikle bilimsel bir yazı üzerine gözlem yapıp doğruları eksikleri değerlendirmek gerekmektedir.

Kaliteli makale yazmanız blogunuz açısından da önemi tartışılamaz bir gerçektir. Şu günlerde sanal alemde hit ve pagerank kızışıklığı hepimizce görülmektedir. Öncelikle anlatılan konu içerik olarak, bloğunuzdan yada günlüğünüzden iyi hit alma çabalarını desteklemelidir.

 

Kaliteli makale yazmak için ;

1- Seçeceğiniz konu bugün ve yarın yaşanması beklenen konular olmalıdır. Geçmiş konular ilgi çekici özelliğe sahip olmadıkça okuyucuyu cezbetmeleri pek mümkün değildir.

2- Makaleyi yazarken sık sık kendi düşüncelerinize dair eklentiler yapmalısınız. Bunu yaparken kişisel amaçlarınızı makalenin önüne geçecek boyutta ele almamalısınız.

3- Makaleyi yazarken tek bir konu üzerinde yoğunlaşın. Amaç iyi bir makale yazmak ise makaleye has bir başlık ve başlığa has iyi düşünceler yazmak zorundasınız.

4- Yazınızda fazla yabancı sözcük kullanmayın. Bunu yaptığınız takdirde okuyucu makaleden sıkılır ve sayfayı kapatabilir.

5- Makale içerisinde günlük yaşamdan örnekler vererek daha çok dikkati toplamayı hedefleyin, ayrıca okunaklı olmasınada özen gösterin.

6- Ele alınan konudan bahsederken olabildiğince konuyu zengin tutmaya olanak tanıyacak bir sunum ve üslup kullanın. Fakat konuyu amacından uzaklaşmadan sürdürmeye devam edin, çünkü ne kadar süslerseniz amacından da bir o kadar uzaklaşırsınız.

7- Makale türü göz önünde bulundurulmalı, okuyucuyunun belirlediği değil okuyucunun belirlendiği ve hedef alındığı, amacına ulaşacak bir makale yazılması için gereklidir.

8- Noktalama imla kurallarına mutlaka bağlı kalmaya özen gösterin. Çünkü yanlış bir yazı okuyucunun dikkatini dağıtacaktır.

9- Ve son olarak; tüm metaryelleri yerinde ve doğru kullanmalısınız.

May 21

Kadınla erkeğin cinsel birleşimi sonucuna dayanan hamilelik, zaman içerisinde hangi aşamalardan geçiyor hiç düşündünüz mü?

Gebelik oluşuması erkek çocukta spermler, testislerde (erkek yumurtalıkları) ergenlik çağının başlangıcı ile üretilmeye başlar.

Tüm spermler başlangıçta testislerin bir bölümünde hareketsiz bir şekilde depolanırlar. Daha sonra testislerin alt bölümüne geçen bir grup sperm orada olgunlaşarak hareketlilik kazanır ve özel kanallardan geçerek, çeşitli sıvılarla karışıp, cinsel ilişki esnasında vajinaya boşaltılan ejekulatı, (meni) (sperm+sıvı bileşimini) oluştururlar.

Erişkin çağında insanoğlunun her cinsel birleşmesinde vajinaya ortalama 2-2.5 mililitre hacminde (mililitrede ortalama 70 milyon sperm bulunan) ejekülat boşalır.

Tek bir spermin kadın yumurta hücresini dölleyeceği göz önünde bulundurulursa, her cinsel ilişkide 100-150 milyon spermin vajinaya bırakılması, yumurta hücresinin döllenme şansını arttırmak için olduğu açıktır.

Spermlerin büyük bir kısmı ilişki sonrası vajinadan dışarı dökülür. Küçük bir kısmı spermlerin yaşaması için uygun ortam olan servikal kanala (rahim ağzındaki kanal) girmeyi başarabilir. Bunların bir kısmı servikal (rahim ağzı) kanal girintilerine, bir kısmı da rahim boşluğundaki girintilere takılıp hedefe ulaşamazken, bir kısmı da yumurta hücresinin yanından geçerek karın boşluğuna dökülür.

Kadının yumurtlama gününe denk gelen cinsel ilişkide 100-150 milyon adet olarak yola çıkan spermlerden yalnız 200 tanesi yumurta hücresine ulaşmayı başarır. Bunlardan sadece bir tanesi bu engelli yarışmayı kazanıp kadının yumurta hücresinin içine girip döllenmeyi gerçekleştirir.

Döllenen yumurta tüpler yolu ile rahim içine gelip rahim içini döşeyen, gebelik için tüm hazırlıklarını yapmış tabakaya (endometriyum) yuvalanır.

Bu yuvalanma esnasında bazen lekelenme tarzında, bazen de bir adet kanamasını miktar ve süre olarak taklit eden vajinal kanama olur. Her yuvalanma işlemi esnasında vajinal kanama olması beklenmez. Bu kanama hastanın doktora yanlış son adet tarihi beyan etmesine neden olur. Bu olaya halk arasında üste/üstüne görme olarak denir.

Unutulmamalıdır ki her cinsel ilişki hamilelik ile sonlanmaz. Normal sağlıklı çiftlerin korunmadan cinsel birlikteliği ile gebe kalma şansları ilk ay %25, ilk altı ay içinde %60, on iki ayda %80 ve 18 ay gibi bir süre içinde %90′dır.

May 20

Mısırda yüzyıllar öncesinden günümüze kadar varlığını ve gizemini de beraberinde koruyan piramitlerin nasıl inşa edildiği hala tartışılmaktadır.

Mısır Piramitleri
Mısır Piramitleri , Mısır’da yer alan eski piramit şekillerde yapılardır. Mısır’da 100’den fazla piramit vardır. Piramitlerin çoğu Eski Krallıkbng Dönemi’nden Orta Krallık Dönemi’ne kadar firavunların mezarı için inşa edilmiştir. Bilinen en eski piramit 3. Hanedan döneminde inşa edilen Basamaklı Piramit’tir. Bu piramit ve etrafını çevreleyen bloklar; mimar İmhotep tarafından tasarlanmıştır. Ayrıca bu yapılar dünyanın en eski şekilli taşlardan inşa edilmiş yapısıdır. En çok bilinen piramitler Gize’de bulunmuştur. Birkaç Gize Piramidi inşa edilmiş en büyük yapılardandır. Gize Piramitleri’nin en büyüğü olan Keops Piramidi şu ana kadar zarar görmeden ayakta duran, Dünya’nın Yedi Harikası’ndan biri olarak görülmektedir.

Mısır piramitleri yeryüzündeki anıt-kabirlerin en eskileri ve en büyükleridir.Bunların en haşmetlisi olan Keops Piramidi dış görünüşü ile de “Dünyanın Birinci Harikası” olma niteliğine hak kazanmıştır. Piramitler, firavunun mumyası ile hepsi birbirinden değerli eşsiz nitelikteki sanat eserlerini; kral, kraliçe, prens heykellerini de içlerinde saklıyordu ve bu eşsiz hazineleri saklamak için yapılmışlardır.

Bilimsel geleneğe göre, Büyük Piramit 20 yılda yapılmıştır; Önce bir kent yapılmış, taş blokları taşınmış ve yığılmıştır. Yüzeyin düzleştirilmesi için uzun zaman çalışıldığı sanılıyor. Ama taş blokların nasıl yerleştirildiği henüz anlaşılmış değil, çeşitli kuramlar üretiliyor; Bir kurama göre yapılan spiral bir rampaya çıkarılan taş bloklar üst üste konuluyordu. Rampa çamur kaplanıyor, sulanıyor ve taş bloklar itilerek kaydırılabiliyordu. Herodot’un yazdığına göre bu rampanın inşaası da 10 yıl sürmüş. Bir diğer kurama göre, taş bloklar dev manivelalarla kaldırılıyordu. Başka bir inanışa göre ise önce temeller kazılmış (100,000 işçi tarafından elle), sonra kesilen, tanesi iki tonluk iki milyon taş taşınmış (100,000 işçi tarafından elle) ve son olarak üstüste dizilmiş. Yüzeyin pürüzsüz olması için bir dış kaplama yapılmış ama sanıyoruz güneş, klor, egzoz ve kum fırtınaları dış kaplamaları pek bir yıpratıyor. Aslında Piramitlerin merdivenli değil, düz bir yüzey şeklinde inşaa edildiği düşünülmektedir.

Piramitler nasıl yapıldı

Günümüzden piramitler adına kalan kanıtlar sadece Sakkara’da ve Gize’deki (özellikle de yapımı tamamlanmamış piramitlerden) taş blokları piramitler üzerindeki nihai yerlerine kaldırmak için en az beş farklı rampa sisteminin kullanıldığını göstermektedir. Yapımında kullanılan en iyi yöntem ve kolay doğrusal rampa yöntemidir. (Sakkara’da 3. Hanedan’ın Sekhemkhet piramitinde kullanılmış olabilieceği tahmin edilmektedir). Fakat bu piramitlerin yapımı için gereken genişlik bize rampaların seyrek olarak yapıldığını işaret etmektedir.

Piramitin merdiven basamakları için oluşturulan merdiven rampası diğer piramitlere göre daha dik açıya sahiptir. Bu tipin izleri Sinki, Meidum, Gize, Ebu Ghurob ve Lisht’te bulunmuştur. Belki de I. Anasatasi’nin 19. Hanedan papirüsünde anlatılan sarmal rampaya başlıca itiraz bunun neyin üzerine dayanacağı ve piramitin büyük bir kısmı sarıldığı takdirde düzeltme hesaplarının ve kontrollerin nasıl yapılacağı sorusudur. Piramitin bir yüzünde zigzaglı bir yol basamak piramitlerinin yapımında en etkili yol olacaksa da, Sakkara, Sinki ve Meidum basamaklı piramitlerinde bunun kullanıldığını gösteren bir ize rastlanılmamıştır.

İç rampa izleri Ebusir’de Sahure, Niuserre ve Neferirkare’de ve Sakkara’daki Pepi H’de görülmektedir ama iç doldurulduktan sonra yine de bir tür dış rampa gerekecekti. Piramitin içinin teraslı olmasının piramitin kenarında basamak basamak daha küçük rampalar dizisinin kullanılmasını daha uygun yapacağı iddia edilmiştir.

Dış kaplama yapıldığında bunların kalıntıları hiç kuşkusuz kaybolacaktı. Piramitten vadideki tapınağa uzanan geçitlerin de rıhtımdan inşaat yerine inşaatçı rampası olarak kullanılmış olması da mümkündür (rıhtım, Nil’e bir kanalla birleştirilmişti).

Kullanılan rampa tiplerinin sorunu dışında tartışmalar, taş blokların yerlerine kaldırılma yöntemleri Üzerinde de yoğunlaşmıştır. Mısırlılar vinç ya da palanga yöntemleri kullanmadıkları için, blokları yerlerine yerleştirmede ahşap ve bakır kaldıraçlar kullanıldığı kabul edilmektedir.

Bulunduğu ülkelere göre piramitler

Meksika Piramitleri

Bolivya Piramitleri

Çin Piramitleri