Pencerelerde ısı yalıtımı nasıl yapılmalıdır?
Pencereler geçmişte olduğundan çok daha farklı kullanıldıklarını görmekteyiz. Peki pencerelerin geçmişteki amacı yalnızca evlerimizin hava alması ve evlerimizi ışıklandırma iken bugün nasıl bu kadar dekorasyonu etkileyebildi?
Dekorasyon konusunda üretici kişiler pencerelerin yapılarda vazgeçilmez olduğunu fark etmesinin ardından pencereleri bir cephe olarak kullanmaya başlamışlardır. Özellikle bu durum ilk başlarda yalnızca dışarıda dükkanlarda görmekteyken yaşadığımız yerlerde de bu tür dekorasyona uygun fikirler ortaya çıkmıştır.

ısı yalıtımı
Yaşadığımız yerlerde cephe olarak kullanmaya karar verdiğiniz pencereleriniz ısı yalıtımı konusunda başarılı bir çalışmanın eseri olmalıdır ki sonra pişman olmayasınız. Pencere ısı yalıtımı günümüzde duvarların ısı yalıtımından daha başarılı sonuçlar doğurmaktadır.
Pencere ısı yalıtımı konusunda dikkat edilmesi gereken durumlar;
Pencere ısı yalıtımı konusundaki en önemli husus kasa ve doğramalarının gerekli şekilde yapılması gerekmektedir. Isı kaybının yüzde 90 lık bir kısmı kasa ve doğramalardan kaynaklanmaktadır. Kasa ve doğramaların mutlak suretle fırınlanmış kereste ürünü olması gerekmektedir ve ülkemizde üreticiler bu konuda duyarsız kalarak fırınlanmamış kereste ürünlerinden kasa ve doğramaları imal etmektedirler. Bu eksiklik kasa ve doğramalarda şekil bozukluğu ve ısı kaybını doğurmaktadır.
Geçmişte alüminyumdan kasa ve doğramalar yapılmaktaydı fakat ısı iletimi yüksek olan alüminyum daha sonraları tercih sebebi olmaktan çıkmıştır. Bu durum insanları ısı yalıtımı konusunda başarılı PVC sistemlere yöneltmiştir.
Pencere ısı yalıtımı tek cam ve çift cam olarak da değişmektedir ve bu konuda gerçekten başarılı bir sonuç elde etmek istiyorsanız mutlaka çift cam kullanarak ısı yalıtımını güçlendirmeniz gerekmektedir.
Kasa ve doğramalarınızdaki hava kaçaklarını mutlaka önlemeniz gerekmektedir. Bunun için üretilmiş olan sızdırmazlık bantları, sızdırmazlık çıtaları ve sızdırmazlık keçeleri alınarak kolayca bu hava kaçaklarını yok edebilirsiniz.
Mum nasıl yapılır?
Mum denildiğinde ilk önce herkesin aklına elektrikler kesildiğinde bize ışık kaynağı olan bir ürün gibi gelebilir. Mum eskiden bilindiği gibi artık yalnızca bir aydınlatma aracı değildir. Mumu bireyler artık çok farklı şekillerde kullanmaktadırlar. Mum kullanmayı seven kişiler, kullanmaktan kastımız mumu yakarak değil sanki bir dekorasyon malzemesi gibi evlerinin belirli yerlerine döşeyerek rahatlamalarını sağlamaktadırlar.
Mum yapımı kolay bir madde olması ve ucuz olmasına rağmen her evde en fazla tercih edilen dekorasyon araçlarından biri haline gelmiştir. Mum evlerin en çok salonlarında vitrinlerinde biblolarınızın hemen yanında, beğendiğiniz kokulardaki çeşitleriyle evinizin havasını oldukça değiştirmektedir.

mum
Yatak odalarında mumun gecenizi nasıl farklı hale getirdiğini deneyenler bilmektedir. Mum ışığında birlikte olan eşler çok renkli ilişkiler içerisinde gecelerini geçirmektedir. Mumun bu tür etkilerine inanmayan kişiler bir kereliğine denesinler ve daha sonra kendi arzularıyla yeniden yatak odalarını mumlarla döşeyerek vazgeçemeyeceklerdir. Hele ki yatak odasına döşenen mum kokulu olduğunda ortamın loş ışığı ve ferahlatıcı etkisiyle birlikte heyecanınız artarak mumu daha da çok seveceğinizden emin olabilirsiniz.
Mum psikolojik olarak rahatlatıcı etkisini içerdiği kokulardan almış olsa bile bu işi yalnızca mum alevi de gerçekleştirerek rahatlamanıza yardımcı olmaktadır. Elektrikler kesildiği zamanlar yapacak pek bir şeyimiz kalmadığından dolayı mum alevini izleyerek zamanın geçmesini beklerdik ve hiç canımız sıkılmazdı öyle değil mi? İşte bu durum mumun alevinin insan üzerindeki psikolojik rahatlatma etkisinden meydana gelmektedir.
Mum nasıl yapılır?
Mum için öncelikle malzemelerimiz; 1 kilogram parafin maddesi, 100 gram stearin maddesi, Mumu bir şekle sokabilmek için mum kalıbı, Mumu renklendirmek için mum boyası, Fitil için ise kalın bir ip, Eğer mumunuzun kokulu olmasını istiyorsanız esansı da katabilirsiniz.
Öncelikle parafini bir tencereye koyarak kısık ateşte eritiyoruz ve ardından stearin maddesini de katılaşması için ekliyoruz. İstediğiniz kadar mum boyası ve kokulu olmasını istiyorsanız esansı da ekleyerek kalıba döküyor ve donmasını bekliyorsunuz.
Çilekli pasta nasıl yapılır
Herkesin sevdiği meyvelerden biri olan çilek, içinde doğada en fazla antioksidan bulunan meyve olma özelliğine sahiptir. Afrodizyak vücudumuzdaki faydalarını saymakla bitiremeyiz. Makula dejenerasyonu, kanser, diyabet, kalp rahatsızlıkları gibi bir çok sağlık konusunda koruma sağlamaktadır. Ayrıca antioksidan vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek bulaşıcı hastalıklar konusunda da vücudun direncini en üst seviyelerde arttırmaktadır.
Vücutta bulunan serbest radikallerin erken yaşta birçok sağlık problemine yol açtığı ve çileğin içerisinde bulunan antioksidan ile buna engel olabilirsiniz. Ayrıca antioksidanlı gıdaların en büyük özelliklerinden bir tanesi de cildi gençleştirici özelliğe sahip olmasıdır. Birçok kozmetik üründe bulunan çilek özleri cildi gençleştirmesi ile bilinmektedir.

çilekli pasta
Ayrıca yaz aylarının vazgeçilmez meyvesi olan çilek, Vücudumuza kuvvet vererek zayıflama esnasında bitkin düşmemizi engelliyor. Çilek ayrıca kolestrolu olan kişilerin kolestrol seviyelerini düşürerek kalp rahatsızlıklarını büyük ölçüde azaltıyor.
İdrar sökücü, bağırsak kurtlarını dökücü ve zararlı olan toksinleri atmayı sağlayan çilek ayrıca kanımızı toksinlerden arındırıyor, diş etlerini güçlendiriyor ve hem ter kokusunu hem de ağız kokusunu oluşumunu engelliyor.
Çilekli Pasta tarifi
Pandispanya keki için
3 adet yumurta
2 dolu yemek kaşığı un
2 dolu yemek kaşığı şeker
1 adet kabartma tozu
1 adet vanilya
Kreması için
Vanilyalı puding ve 600 ml 3 su bardağı süt
Pandispanyanın malzemelerinin hepsini bir kaba koyarak karıştırıyoruz ve pandispanyamızı hazırlıyoruz. Malzemelerin hepsini karıştırdıktan sonra kalıbımızın içersine yerleştiriyoruz ve fırına veriyoruz. Pandispanya hazır olduktan sonra kaç parçaya bölüp içerisine çilekleri yerleştirecekseniz bölüyorsunuz ve dilimlediğiniz çilekleri arasına yerleştiriyorsunuz. Kekin bölümlerini kapadıktan sonra karışımı pudingi ve kremasını her yerine döküyorsunuz ve üzerini çileklerle süslüyorsunuz ve çilekli pasta tarifimiz hazır olur. Afiyet olsun…
Depremden nasıl korunuruz?
Doğal afetlerin en korkunç çeşitlerinden biri olan deprem bu zamana kadar birçok insanın ölmesine neden olmuştur. Ülkemiz deprem fay hattı üzerinde olduğundan dolayı çeşitli sismik hareketler sürekli yaşanmaktadır fakat çoğu hissedilmemektedir. Bu oranları küçük olan depremler yaşantımıza olumsuz bir etkisi o an için yoktur fakat daha sonrasında bu küçük sarsıntıların oluşturduğu ve genişlettiği fay hatları ileride büyük şiddetteki depremlere zemin hazırlamaktadır.
Yaşadığımız dünyadaki her şey yeraltının sismik hareketleriyle oluşmuştur. Bunlara örnek verecek olur isek Dağlar, tepeler, ovalar, kanyonlar, ırmaklar, deltalar hepsi bu sismik hareketlerden oluşmuştur. Yeryüzü hangi şekilde ise yer altı da aynı şekildedir.

deprem
Ülkemizde de yaşanan depremler çok sayıda insan hayatına mal olarak ülkemiz bu tür depremlerden ciddi zararlar görmüştür. Bu zararların en başında insan hayatı, daha sonrasında ise ekonomik problemler olarak zarar görmüştür. Ülkemizde yaşanan en büyük depremlerden biri olan 17 Ağustos 1998 Gölcük depremi bu etkileri çok fazlasıyla yaşamıştır.
Ülkemizde bir şeyin önlemini almamız için mutlaka önlem almamız gereken şeyden zararlar görmemiz gerekmektedir. Geçmiş geçmişte kaldı diyoruz ve depremden nasıl korunuruz anlatmak istiyoruz.
Öncelikle yaşadığımız yerleri depremlerin olumsuz etkisinden kurtarmamız gerekir. Yeni yapılan binalar depreme dayanıklı olup olmadıkları kontrol edilmektedir fakat eski binalarda böyle bir durum yoktur. Eski binalar içinde depreme dayanıklı olmaları için çeşitli yapısal uygulamalar yaptırmalısınız.
Eski binalar üst katlarda çatılarındaki yüksek ağırlıktaki maddeler deprem anında çok daha depremi şiddetlendirmektedir bu nedenle üst kattaki ağırlıklar azaltılmalıdır.
Yeni binaların temelleri deprem kurallarına göre daha derinde olmalıdır ve malzemelerin kaliteleri ve sıklığına dikkat edilmelidir.
Yine yeni yapılan binalarda alt kat malzemelerini olduğundan çok daha fazla kullanarak çok ciddi derecede yaşanılan depremlere bile dayanıklılık sağlayabilirsiniz.
Apartmanlardaki kirişler zayıf ise dairelerin iç kısımlarındaki kirişler kalınlaştırılmalı veya destek kirişler kullanılmalıdır.
Evden para nasıl kazanılır?
Günümüz şartlarında para kazanmak oldukça güçleşmiştir. Çalıştığımız işyerlerindeki aldığımız maaşlar bizlere yetmeyerek bankaların kredi kartlarına veya kredi çekerek borçlanmamıza neden olmaktadır. Zaten para kazanamadığımızdan dolayı bankalara borç içerisine girerken birde aylık kredi taksitlerini veya kredi kartı asgari borcunu ödemek daha da imkansız hale gelmektedir. Bu tür etkilerden kurtulabilmek için mutlaka ek iş yapmalısınız.
Normalde yapmış olduğunuz işiniz dışında, dışarıda ek iş bulmak zor olacaktır. Zaten muhtemelen siz işten çıktığınızda da diğer işyerleri kepenklerini indireceklerdir. Bu nedenle en akıllıca ek iş fırsatını evinizde internetin başında yakalayabilirsiniz. Evinizde bir bilgisayar ve internete bağlıysanız nasıl para kazanırım, evden nasıl para kanılır gibi soruların cevabını rahatça bularak ek gelir elde edebilirsiniz.

nasıl para kazanılır
Evden nasıl para kazanılır sorusuna gelince öncelikle hangi alanda en çok bilgi sahibisiniz. Yani ne yaparsanız en iyisini yapacağınızı düşünüyorsanız o konu altında çok cüzi miktarlara bir web sitesi açabilir ve bilgilerinizi sitenize girerek ziyaretçilerin gelmesini sağlayabilir. Ardından gelen ziyaretçilerin zamanla sitenize koymuş olduğunuz reklamları ilgi çekici veya ihtiyacı olduğunda tıkladığında ek geliriniz birikmeye başlar.
Web site açımı çok kolay olup bilen birine çok cüzi miktarlarda ücret verip halledebilirsiniz. İnternette bulunan hazır scriptlerden olan wordpress bu konuda sizlere çok büyük yardımı dokunacaktır çünkü ücretsiz hizmet vermektedir. Bir domain yani alan adının fiyatı 10 TL, bir hostingin yani sizler yeni başladığınızdan dolayı uygun bir hostingin fiyatı da bir 10 TL, siteyi nasıl kuracağınızı bilmediğinizden dolayı işi bilen birine de 20 TL veya daha ucuza anlaşabilirseniz toplam maliyetiniz en fazla 40 lira olmaktadır.
Yalnız sitenizi sürekli içerik girerek güncel tutmalı ve sürekli olarak ilgilenmelisiniz. Yaklaşık bir 6 ay kadar sonrasında düzenli olarak gelir elde etmiş olur ve daha da gelirinizi giderek arttırırsınız.