Haz 27

Bildiğiniz gibi sütü inekten elde etmekteyiz. Bu durumda sütün neden beyaz olduğunu ineğin yapısına bakarak çözebiliriz. İnekler yeşil ot yemelerine rağmen sütünün beyaz olması çok ilginç bir durumdur. Hayvanlar ne renk yemek yerseler yesinler, bunun çıkışının farklı olması çok doğal bir şeydir. Yani yeşil yedi diye yeşil süt olması gerekmez. Bunu insanlardan da düşünebiliriz. İnsanlar kola içer, su içer veya çay içer ama gene de işediklerinde sarımsı bir şekilde çıkar.

Süt

Bu konumda bu olaya en iyi örnek kesinlikle inektir. İnekler sürekli olarak yeşil ot yemektedirler. Bu yediği otlar ineğin dört odalı midesinde çözülür ve moleküllerine ayrılır. Moleküllerin renkleri yoktur. Sütün beyaz olmasının nedeni ise, içinde çözünmüş halde bulunan kalsiyumdur.

Diğer durum ise dışkının kahverengi olması ve idrarın sarı olmasıdır. Dışkının kahverengi olma sebebi tamamen bağırsaklarda hazmı sağlayan sıvılardan biri olan safra sıvısı sayesinde o renge bürünmektedirler.

Kısacası canlıların yediği vücuda girer ve burada çözünerek moleküllere ayrılırlar. Bundan sonra dışarı çıkış yapacağı bölümlere taşınarak oradaki yapıların renklerini alarak dışarıya çıkar. Bundan ötürü dışarı çıktığında yiyeceklerin renkleri değişmektedir.

Haz 27

İnsanlar ısıya ciddi anlamda çok duyarlıdırlar. Bu durum hayvanlarda o kadarda geçerli değildir. İnsanlara 35 derece çok sıcak geldiğinden dolayı serinlemek için denize girerler, 5 derece çok soğuk geldiğinden ötürü ısınmak için paltoyla gezerler. İnsanlar bu kadar çok ısıya duyarlıyken hayvanlar için bu böyle değildir. Hayvanların giysileri olmamasına rağmen hayatta yaşamaları mümkündür. Köpekler eksi 40 derecede kutuplarda kızaklar çekerler, balıklar soğuk buz kaplı denizde çıplak yüzerler. Bu durum hayvanların özellikleridir. Elbette her hayvan kutuplarda yaşayamaz, bunun yanı sırada sıcak bölgelerde de yaşayamayacak hayvanlarda bulunmaktadır.

kutup hayvanlar

Aslında söylediğimiz gibi ısıdan sadece insanlar etkilenmemektedir. Buna örnek verecek olursak her insanın günlük yaşamında gördüğü sinekler. Sinekler kışın kesinlikle yaşayamazlar. Hiç kışın ortasında dışarıda uçan bir sinek gördünüz mü? Elbette görmek mümkün değildir. Çünkü sinekler kesinlikle o kadar soğukta yaşayamazlar. Yada öğlen sıcağında ordan oraya zıplayan bir çekirgeyi ele alalım. Bu çekirgeyi sabah serinliğinde çok ağır olduğundan ötürü insanın yakalaması bile çok kolaydır.

Kendi vücut ısısından, düşük ısı koşullarında yaşaya bilmek için canlıların 2 tür silahı bulunmaktadır. Bunlardan birisi vücut ısılarını ayarlamalarıdır, diğeri ise kürk denilen vücut örtüleridir. Kutup bölgelerinde yaşayan hayvanlar, normal hayvanlardan 10 kat fazla ısı meydana getirmektedir.

İnsanlar eskiden buyana hep hayvanların kürkleri üzerine düşüncelere kapılmışlardır. Aslında hayvanların kürkleri çokta büyük bir etki değildir. Aynı cins hayvanın kutupta yaşayan veya sıcak iklimde yaşayan hayvanların kürkleri arasında çokta bir fark yoktur. Asıl mesele vücut yapılarıdır. Domuzların hiç kürkü bulunmamasına rağmen, derilerinin altında bulunan yağ tabakaları sayesinde çok soğuk bölgelerde bile yaşayabilirler.

Kısacası kutup bölgelerinde yaşayan hayvanlar o soğuğa dayanabilecek şekilde bu dünyaya gelmişlerdir. Sıcak iklimde yaşayan bir hayvanı götürüp oraya bıraktığınız taktirde kısa sürede ölecektir, çünkü yaşaması mümkün değildir. Her hayvanın yaşayacağı belli bir iklim vardır. Bu hayvanlar kesinlikle bu koşullardan dışarı çıkartılamazlar.

Haz 27

Isı yalıtım sıvası, ısı yalıtımı işlemi için takdir edersiniz ki olmazsa olmazlardan biridir. Sıvaları temel olarak dört ana başlıkta toplayabiliriz ki bunlar ; Dış Cephe Yalıtım Sıvası, İç Cephe Yalıtım Sıvası, Dekoratif Yalıtım Sıvası ve Saten Sıva’dır. Aşağıda bu terimlerle ilgili açıklayıcı bilgilere yer verilmiştir.

Dış Cephe Yalıtım Sıvası
Karışımında bulunan açık hücre gözenekli doğal yapısı sayesinde, uygulandığı yüzeyde NEFES alarak terlemeyi keserken ISI-SES ve YANGIN yalıtımı da sağlayan sıva formunda tek katmanlı ve çok amaçlı dış cephe yalıtım malzemesidir.

• Yüksek yapışma ve dayanım mukavemetleri ile sağlam bir zemin oluşturur.
• İşçilik ve zaman tasarrufu sağlar.
• Kolay ve hızlı uygulanır.

İç Cephe Yalıtım Sıvası
Karışımında bulunan açık hücre gözenekli doğal yapısı sayesinde, uygulandığı yüzeyde NEFES alarak terlemeyi keserken ISI-SES ve YANGIN yalıtımı da sağlayan, sıva formunda tek katmanlı ve çok amaçlı iç cephe yalıtım malzemesidir.

• Yüksek yapışma ve dayanım mukavemetleri ile sağlam bir zemin oluşturur.
• İşçilik ve zaman tasarrufu sağlar.
• Kolay ve hızlı uygulanır.

Dekoratif Yalıtım Sıvası
Dekoratif sıva beyaz çimento esaslı, mala ile uygulanan, dekoratif gren dokulu, iç ve dış cephe kaplamasıdır. Grenli yapısı sayesinde uygulandığı yüzeylerde homojen ve dekoratif bir görüntü sağlar. Tam kuruma sonrasında isteğe bağlı olarak üzerine boya uygulanabilir.

• Yüksek yapışma ve dayanım mukavemetleri ile sağlam zemin oluşturur.

• Kolay ve hızlı uygulama olanağı sağlar.

Saten Sıva
• Saten sıva çimento esaslı olup, kimyasal katkılı dolgu harcı ve yüzey kaplama malzemesidir.

• Yüksek yapışma ve dayanım mukavemetleri ile sağlam bir zemin oluşturur.

• İşçilik ve zaman tasarrufu sağlar.

• Kolay ve hızlı uygulanır.

Haz 26

Örümcekler dünya üzerinde bulunan çok ilginç varlıklardan biridir. Çünkü örümcekleri günümüz teknolojisi bile çözememektedir. Örümcek ağının sağlamlığı ve esnekliği incelendiğinde inanılmaz şeyler ortaya çıkıyor gerçekten. İncecik bir şeyin çok büyük bir şey taşıması gerçekten inanılmaz bir olaydır. Bilim adamları bu yapıyı bugüne kadar daha taklit edememişlerdir. Gerçekten o kadar sağlam bir yapıya sahiptir ki aynı çaptaki çelikten bile 2 kat daha güçlüdür. Aynı zamanda öyle inanılmaz bir esnekliği bulunmaktadır ki, ne kadar çekerseniz çekin ilk anki haline tekrar dönmektedir.

Örümcek ağı

Örümcek ağlarının biraz esnekliğinden bahsedelim. Örümcek ağı öyle esnektir ki, kendisine yüksek hızda çarpan bir cismi, esnekliği sayesinde zarar görmeden rahatlıkla durdurabilir. Örümcek ağı üzerindeki yapışkanımsı şeyler sayesinde üzerine ne atarsanız atın üzerinde kalır. Çok ilginç ki o kadar esnek bir madde yapabilsek tekrar geldiği yere fırlayacaktır. Ama bu durum örümcek ağı için kesinlikle böyle değildir. Yapay olarak üretilmiş en iyi telden 4 kat daha fazla esnekliğe sahiptir.

ABD ülkesinde yaşayan bilim adamları örümcek ağını kullanmayı başarmış durumdadırlar. Örümcek çiftliği kurarak örümcekleri sağıp ipliklerini almaktadırlar. Günde yaklaşık 350 metre örümcek ağı elde ediyorlar. Bu örümcek ağlarından ABD ordusuna kurşun geçirmez yelekler yapılıyor. Örümcek ağını üretmek bugüne kadar mümkün olmadı. Bugünden sonrada pek mümkün olmayacak gibi. Ancak bu şekilde örümcekleri sağarak ağlarını elde edebilirsiniz.

Dünyada toplamda 35.000 örümcek cinsi bulunmaktadır. Bu kadar cins örümcek bulunmasına rağmen hepsinin özellikleri birbirinden farklıdır. Örümceklerde bildiğiniz gibi zehir bezleri bulunmaktadır. Karadul örümceği ve kahverengi örümce dışında çok az örümcek insanlar zarar verebilmektedir.

Dünyanın en büyük örümceğini her insan merak etmektedir elbette. Güney Amerika da “Goliath Tran-tula” örümceği dünyanın en büyük örümceğidir. Bir bacağının uzunluğu yaklaşık 25 cm bulmaktadır. Bu örümcek o kadar güçlüdür ki kurbağa, fare, kertenkele ve hatta küçük yılanları yiyebilecek kadar çok gücü bulunmaktadır.

Bildiğiniz gibi örümcekte bir böcek türüdür. Yalnız örümceklerin diğer böceklerden en büyük farkı 8 ayağa ve 8 göze sahip olmalarıdır. Bu özellik kesinlikle onları eşsiz kılmaktadır. Örümceklerin öyle özellikleri bulunmaktadır ki bunlardan biride; büyüme zamanında bir bacağı kırılsa dahi yerine yeni bir bacak çıkabilmektedir.

Örümceklerin ağ sistemi kesinlikle çok ilginçtir. Çünkü örümcekler vücudunda ağı depolamaktadır ve ağı dışarı fırlattıkları anda direk donarlar. İşte bu özellik sayesinde metrelerce uzunluğunda ağ örme kapasitelerine sahiptirler.

Örümceklerin çiftleşme sistemi kesinlikle çok ilginçtir. Bir çok türde dişiler erkekten yaklaşık 4 – 5 kat daha büyüktür. Çiftleştikten sonra dişiler erkeğini yemektedir. Bu dürüm gerçekten örümcekleri ilginç kılan bir özelliktir.

Haz 26

Kış mevsimi geldiğinde hava soğur, uzun günler artık kısadır, yapraklar düşer ve kar bütün her yeri kaplamaya başlar. İnsanlar soğuk kış günlerinde evlerinden çıkmazlar, evlerinden çıkan insanlarsa sıcak alışveriş merkezlerinde gezerler. Peki insanlar bunları yaparken, doğal hayatta yaşayan hayvanlar ne yapıyor hiç düşünen olmuş mudur? Elbette bir çok insan bu durumu pek fazla düşünmemiştir. Bu durumu düşünen insanlar belki de şuan bu makaleyi okuyan insanlardır. Yani kısacası duyarlı insanlar diyoruz biz bu tür insanlara.

kış uykusu

Kış gelmeye başladığı zaman kuşlar ve balıklar gerçekten çok şanslıdırlar. Çünkü bir çok balık türü ve kuş türü daha ılıman bölgelere göç ederler. Bu şekilde zorlu kış günlerinden kurtulmuş olurlar. Bazı hayvan türleri soğuğa alışkındır ve kış gelmeye başladığında daha kalın tüyler çıkartmaya başlarlar. Hatta bu konuya tavşanlardan örnek vermek gerekirse, bazı tavşanlar kış yaklaştıkça tüyleri beyazlamaya başlar. Buda tamamen kara ayak uydurmak için gerekli bir işlevdir. Bazı hayvanlar yazın bir sığınak kurarak yiyeceklerini depolar ve burada kalırlar. Bazı hayvanlarda yer altında tüneller kazarak buralarda kış uykusuyla kışı geçirmektedirler. Tabi ki bu tür hayvanların başka çareleri yoktur.

Bir çok insan sadece ayıların kış uykusuna yattığını bilmektedir. Aslında bu durum çok yanlıştır. Çünkü bir çok hayvan kış uykusuna yatmaktadır. Kış uykusu tabiri burada kesinlikle yanlış bir tabirdir. Ayılar mağaralarına çekilerek kış uykusuna yatarlar. Aslında bu noktada hayat ile ölüm arasındaki çizgiye gelmiş olurlar. Bu durumu bu şekilde daha iyi açıklamış olacağız.

Bazı hayvanların kış uykusuna yatmalarının iki sebebi vardır. Havanın soğuması ve yiyecek bulamamaları bunların birincisidir. Diğeri ise soğuk havada yaşamak için şüphesiz hayvanların çok daha fazla güç harcamalarına neden olmasıdır ve yiyecek bulmaları kışın pekte mümkün değildir.

Kış uykusu insanların bildiği gibi bir şey değildir. Aslında hayvanlar bu durumda uyumamaktadır. Bu bir mecburiyettir ve hayatta kalmaları için gerekli bir şeydir. Hayvanlar soğukta yatarlar ve ölüden farksızdırlar. Hiç kalkmazlar ve enerji harcamazlar. Bunun tek nedeniyse kışın yiyecek bir şey bulamamalarıdır. Bu şekilde bir kışı geçirirler. Bazı hayvanlar kışın ara ara uyanmaktadır ve yazın stok ettiği yemekleri yiyerek hayatta kalmaya çalışırlar. Hayvanlar kış uykusundayken yaşamaları için vücudundaki yağları tüketirler.  Bu sayede hayatta kalmaları mümkündür.