Tem 31

Ağız kokusu insanların hoşlanmadığı bir durumdur. Bazı insanlarda diş fırçalamadığı için olur. Ancak buna bir dişeti hastalığı veya farklı hastalık da neden olabilir.

Ağız kokusunun temel nedeni yemekten sonra ağızda artık olarak kalan ve dişler arasında kendine yer bulan yemek parçalarıdır.

Bazı durumlarda ise kötü beslenme alışkanlıkları ve sağlık sorunları ağız kokusuna neden olur.

Hastalarda ağız kokusu diş fırçalamalarına rağmen oluşuyorsa bunun nedeni tükürüğün azalması olabilir. Tükürük azaldıkça bakteriler çoğalır ve bu bakteriler koku oluşturur.

Ağız kokusu nasıl giderilir

Bazı hastalık tedavilerinde kullanılan ilaçlar da tükürüğü azaltıp ağız kokusuna neden olur. Sigara, çürük dişler, dişeti problemleri, dişeti plakları, boğaz iltihapları da ağız kokusunun temel nedenleri arasında yer alır.

Ağız kokusuna karşı yapılacak en basit çözüm ağzın kurumasını önlemektir. Eğer ağzınızı sürekli su ile ıslatırsanız tükürüğünüz artar ve ağız kokunuz azalır.

Maydanoz da ağız kokusunu önleyen doğal bir yiyecektir. Maydanoz klorofil biriktirir. Bu madde ağız kokusu oluşturan bakterilere karşı mücadele eder.

Siyah çay da ağız içi bakterileri ile savaşan maddeler içerir. Siyah çayı sürekli tüketenlerde ağız kokusu normalden daha az görülür.

Eczanelerde ağız kokusunu önleyici onlarca farklı ürün bulmak mümkündür. Ancak bu ürünlerin çoğu sert kimyasallar içerir.

Ağzınızda kısa süreli bir ferahlır oluşur. Ancak bundan sonra ağızda ve dişlerde ağrı görülür. Bu tip ürünlerin çoğu ağız kokusunu geçirmek içindir ve bakterilerle mücadele etmezler.

Eğer ağız kokusunun nedeni sigara ise bu konuda tek çözüm sigarayı bırakmaktır. Sigara sadece dumandan dolayı yaptığı ağız kokusuyla değil aynı zamanda ciğerlerde ve diş etlerinde yaptığı tahribatla da ağız kokusuna yol açar.

Ağız kokusu için karanfilli gargara, nane çiğnemek, adaçayı ısırmak gibi bir çok geçici çözüm üretilebilir. Ancak eğer ağız kokusu bir hastalıktan kaynaklanmıyorsa hiçbiri diş fırçalamanın yerni tutmaz.

Tem 30

Asıl memleketi Arabistan olan kahve, 1500 lü yıllarda Anadolu’ya getirilmiş ve Türk ustalarının yaptığı özel pişirme tarifi sonrası Türk kahvesi adını almıştır.

Tahtakale’de açılan ilk Türk kahvesi satan dükkandan sonra kahve herkes tarafından çok sevilmiş ve tüm Anadolu’ya yayılmıştır.

Öncelikle iyi bir Türk kahvesi elde etmek için çekilme işleminin iyi yapılması gerekir. En ince çekilen Türk kahvesi çekirdeği en iyi Türk kahvesini verir. Türk kahvesi dünyada pişirilebilen en ince kahvedir.

Türk kahvesi nasıl yapılır

Türk kahvesi çekirdeğini öğüten elektrikli makineler çıkmış olsa da en lezzetli kahve çekirdeği elde çekilendir. Son yıllarda hazır satılan kahvelerler de oldukça lezzetli Türk kahveleri üretilebilir.

Türk kahvesini özel yapan temel neden ise pişirilmesinden gelir. Türk kahvesi diğer kahve çeşitlerinden farklı olarak cevzede kaynatılarak yapılır.

Türk kahvesinde kullanılacak kahvenin kalitesi kadar suyun kalitesi de önemlidir. Klor ve kireç Türk kahvesinin tadını bozan iki ana unsur olarak bilinir.

Türk kahvesi nasılyapılır sorusuna verilecek en iyi cevap “sabırla “ olacaktır. Eğer göz kararı ölçü tutturamazsanız kahve fincanını ağzına kadar su ile doldurun. Suyu cezveye boşaltın.

Cezveye her bir fincan için içi çay kaşığı Türk kahvesi katın. Eğer şeker ilave edilecekse bu aşamada edin. Sonradan katılan şeker kahvenin içinde tam olarak erimeyecektir. Türk kahvesinin makbül olanı şekersizdir.

Kahve kısık ateşte karıştırılarak pişirilir. Yüksek ateşte pişirmek kahveyi yakar. Bu nedenle Türk kahvesi olabildiğince düşük ateşte yapılır.

Kısa zaman içinde köpük oluşmaya başlar. Bu köpüğü fincanın içine katın. Bir kez daha köpük oluşacaktır. Bu köpüğü de fincana katın. Son olarak kahveyi taşmasına kadar bekleyin ve taştığı anca fincana doldurun.

İyi Türk kahvesi köpüklü olandır. Bu nedenle kahve tiryakileri tadı kadar köpüğüne de dikkat ederler. Sanılanın aksine köpüksüz Türk kahvesi duru değildir ancak tam kıvamına ulaşmış da sayılmaz.

Tem 29

Son zamanlarda yumurtayı istediğiniz kıvamda pişirebilmek için bir çok farklı buluş yapıldı. İsterseniz bir yumurta pişirme makinesi de kullanabilirsiniz. Ancak hiçbiri göz kararı yapılan rafadan yumurtanın tadını vermez.

Rafadan yumurta bir çok insanın en sevdiği yumurta şeklidir. Görünüş olarak da yumurta beyazının içinden akan sarı oldukça hoş bir manzaradır. Rafadan yumurta hazırlamak oldukça zordur. Eğer rafadan yumurtayı suda fazla tutarsanız yanar.

Rafadan yumurta nasıl yapılır konusunda en önemli ayrıntı yumurtaların konduğu sudur. Yumurtaların konduğu tencerede veya cezvede tüm yumurtaları tamamen kapatacak kadar su olmalıdır.

Rafadan yumurta nasıl olur

Tenceleyi ocağın üstüne koyun ve yumurtaları önce yüksek ateşe maruz bırakın. Bu süreyi göz kararı belirleyebilirsiniz. Ancak gereğinden fazla tutarsanız yumurta rafadan olmaz.

Su kaynamaya başladığı anda ocağı kısın. Su kısık ateşte yavaş yavaş kaynamalı. Bir süre ılık ateşte kaynayan suda yumurtaları bekletin.

Kaynama başladığı andan itibaren yumurtaları boyutlarına göre en çok 4 dakika pişirin. Yumurtanız hazır demektir.

Çoğu insan rafadan yumurtanın sadece üst kısmını açıp tatlı kaşığı ile yemeyi sever. Bazıları ise yumurtanın sarısını bir bardağa akıtıp içer.

Rafadan yumurtanın sarısı bir çok vitamini ve minerali henüz kaybetmemiştir. Bu nedenle oldukça sağlıklıdır. Özellikle mide hastalıklarına iyi gelir.

Artık mutfaklarımızda bulunmasa da eski zamanlarda rafadan yumurtalar için özelyumurta fincanları bulunurdu. Eğer misafirlerinize rafadan yumurta keyfi yaşatmak istiyorsanız bu fincanlardan bulabilirsiniz.

Rafadan yumurtanın püf noktalarından biri buzdolabından çıkarılıp ani olarak ısı değişimine tutulan ürünün ani ısı değişimi nedeniyle genleşeceği gerçeğidir. Genleşen yumurta pişirme sırasında çatlar.

Bunu önlemek için rafadan yumurta fincanının çevresine az miktarda limon suyu sürülebilir. Limon yumurtayı yumuşatır ve çatlamasını önler.

Bazı tür yumurtaların üstünü soymak zor olabilir. Bu durumda da yumurtanın pişme suyunun içine az miktarda tuz atılır. Tuz yumurta kabuğunu yumuşatır ve kabuğu rahatlıkla soyabilirsiniz.

Tem 28

Ülkemizde seyir halindeki veya park halindeki bir araca ceza yazmak için polisin elinde belirli kriterler bulunmaktadır. Eğer aracınızın durumu bu kriterlere uyuyorsa polis size ceza yazabilir.

Polisin ceza yazdığı durumlar genel olarak tehlikeli şekilde araba kullanmak, hız sınırlarını ihlal etmek, kırmızı ışıkta geçmek, kazaya sebep olmak gibi durumlardır.

Şu an en düşük trafik cezası 53 tldir. Kırmızı ışıkta geçenlere 140 tl ceza uygulanır. Alkollü araç kullananlar ilk seferde 590 tl, ikinci seferde 739 tl, 3 ve daha sonrasında ise 1185 tl para cezası öderler.

Hız sınırlarını aşanlar da ceza ile karşılaşırlar. Hız sınırı cezaları 140 tl den 290 tl ye kadar değişen rakamlarda verilir. Emniyet kemeri takmadan araç kullananlar için ise ceza 66 tl dir.

Alkollü araç kullanma ile ilgili de sürücülere ağır cezalar kesilmektedir. Ancak makinenin sizi olduğunuzdan daha alkollü gösterdiğini düşünüyorsanız buna itiraz edebilir, adli tıp raporu isteyebilirsiniz. Eğer isteğiniz kabul edilmezse İdare mahkemesine başvurabilirsiniz.

Tüm trafik cezalarına itiraz edilebilir. Cezayı yazanın insan olduğu, hız sınırını geçtiğinizi ise bir makinenin hesapladığı düşünülürse bu normaldir.

Ayrıca bazı durumlarda radar hız sınırını aştığınızı yakalar ve ceza kesilir. Ancak arabanızda bir hasta vardır ve onu hastaneye yetiştirmeniz gerekiyordur.

Bu gibi durumlarda cezalara itiraz edebileceğiniz devlet kuruluşları devreye girer. Öncelikle ilinizde İl trafik mahkemesi varsa oraya başvurabilirsiniz.İl trafik mahkemesi yoksa Sulh ceza mahkemesine başvurun.

Yazılan cezanın aracın arkasından plakaya mı yoksa yüzünüze hatanız okunarak mı yazıldığı da cezaya itiraz konusunda çok önemlidir. İdari mahkemeler davaları 10 gün içinde açarlar. Mahkemenin sonuçlanma süresi ise 60 gün olarak belirlenmiştir.

Tem 27

Hayat son yıllarda oldukça hızlandı. İnsanlar her geçen gün daha fazla çalışıp kendilerine daha az zaman ayırıyorlar. Ancak kadınlar ne kadar az zamanları olursa olsun güzelliklerinden vazgeçmiyorlar. Bu nedenle dünyada hızlı makyaj denen yeni bir akım türemiş durumda.

Hızlı makyajın püf noktası öncelikle kapatıcıları doğru kullanabilmekten geçiyor. Pudra, fondöten ve gözaltı kapatıcılar işinize yarayacak malzemeler.

Cildinizin pürüzsüz görünmesini istiyorsanız makyaja başlamadan önce cildinizin yapısına uygun kremi yüzünüze yedirin. Nemlenen cilt sorunları daha iyi kapatır. Kapatıcı ürünü krem emildikten sonra sürmeye dikkat edin.

Gözaltı torbaları için ise ruj şeklinde üretilen kapatıcıları kullanın. Fondöten ve pudrayı yüzünüze eşit dağıtmalısınız. Yoksa dengesizlik karşıdan bakıldığında hemen belli olacaktır. Dengeli dağıtma işlemini temiz bir makyaj süngeri ile kolaylıkla halledebilirsiniz.

Hızlı makyaj nasıl yapılır

Gözleri belirginleştirmek adına göz kalemlerini kullanmaktan çekinmeyin. İyi bir göz kalemi kullanımı en kolay ve en etkili makyaj malzemesidir.

Esmerseniz siyah tonlarını tercih edin. Açık tenliyseniz gri ve kahve tonları gözlerinizi ortaya çıkaracaktır. Gözlere aydınlık kazandırmak için göz pınarının başladığı noktaya beyaz veya simli göz kalemi ile küçük bir nokta koyabilirsiniz.

Gözlerinizin fazla açık olduğunu düşünüyorsanız göz kapağının yarısına kadar göz renginiz ile uyumlu bir göz farı sürün. Bu gözünüzü daha çekik ve küçük gösterecektir. Yüzünüzü aydınlatmak içinse kaşlarınızın bittiği alana renkli göz farı sürebilirsiniz.

Kirpikleri dolgun göstermek her zaman istenen sonucu vermez ancak eğer illa ki kıvırmak istiyorsanız kıvırdıktan sonra sadece üst kirpiklere iki kat rimel sürün. Bu kirpiklerini yoğun gösterir ve bakışlarınıza derinlik kazandırır.

Şeftali veya bronz tonlardaki allıklar oldukça doğal bir görünüm verir. Elmacık kemiklerinizin sadece üstüne sürerseniz enerjik bir görünüm de kazanırsınız.

Dudak makyajınızı da doğal renklerde yaptıktan sonra insanları güzelliğinizle etkilemeye hazırsınız demektir.