Çoğu insana çirkin ve sevimsiz gelen kargaların zekalarının yüksekliği pek bilinen bir gerçek değildir.
Oysa kargalar tüm çirkinliklerine rağmen bilim adamlarına göre en zeki kuş türlerinin başında geliyor.
Kargalar, kas koordinasyonuna sahip kuş türlerindendir. Kuşlarda ender görülen bu özellik ile kargalar, basit düzeyde araç–gereç kullanımı konusunda yeteneklidir.
Bu da kargaların mekanik zekaya sahip olduklarını gösteriyor. Kargaların zekasının diğer bir göstergesi de kendi türleri arasında şakalaşıyor olmaları.
Karga Zekası
Kargalar toplu haldeyken birbirlerine şaka yapıyorlar ve bunun için üstün bir zeka kabiliyeti sergiliyorlar.
Koloniler halinde yaşamayı tercih eden kargalar, diğer koloni kargaları ile çok farklı ve özel bir dille konuşuyor.
Yapılan bilimsel deneylerde kargalar istenilen kaptan yiyeceğini alabiliyor, tüplerden suyunu içebiliyor ve farelerin labirentte dolaşması gibi kendiler için hazırlanan düzenekleri kuralı kuralına uyabiliyor.
Bu da kargaların doğada karşılarına çıkan materyalleri veya bitkileri kendi ihtiyaçlarına en uygun şekilde kullanabildiklerinin bir göstergesidir.
Kargaların zekası üzerine yapılan bilimsel araştırmaların en ilginci ise zekalarının kalıtımsal olarak nesilden nesile aktarılıyor olması
Evimizin neşesi muhabbet kuşları bize ulaşana kadar nasıl gelişiyor hiç merak ettiniz mi? Bir misket boyunda, yumurtadan tüysüz ve gözleri kapalı şekilde çıkan bu sevimli yaratıklar, tüylerinin tamamlanmasına kadar ortalama dört hafta geçiriyor. Yazının devamında sizlere en basit şekilde muhabbet kuşu yavrularının gün gün gelişimini açıklamaya çalışacağız. Resimlerle gün gün muhabbet kuşu gelişimi Yumurtadan çıktıktan sonra, tüyler tamamen çıkana kadar resim resim gelişimi inceleyin.
Not: Resimleri es geçmek isteyenler için yazının sonunda bir video da mevcut.
Muhabbet kuşu yavrusu yumurtadan çıkarken.
1. Gün - Yumurtadan çıktık, henüz göremiyoruz.
2. Gün - İlk günden pek farklı değiliz.
3. Gün
Soldaki 4, sağdaki 5 günlüktür. Yavaş yavaş ayakta durabiliyoruz.
5. Gün - İnceden gözlere bir ışık gelmeye başlıyor.
6. Gün - Şimdi gözler ışığı görebiliyor.
Üstteki 7, alttaki 3 günlük.
8. Gün - Gözümüz yarı yarıya açıkken ayağımıza bilezik takıldı.
Üstteki 11, alttaki 7 günlük. - 10.günden itibaren gözlerimiz tamamen açık.
12. Gün
13. Gün
Soldaki 14, sağdaki 10 günlük. - 4 günlük fark işte böyle yansıyor.
Soldaki 14, sağdaki 15 günlük.
16. Gün - Artık ayakta rahatça durabiliyoruz.
17. Gün
Üstteki 18, diğeri 14 günlük.
Ayakta duran 20 günlük, diğeri 16.
21. Gün - Tüylerimiz iyice belirdi, son rötuşlar gerek.
23. Gün - Kafa kısmındaki tüylerin tamamen çıkmasını bekliyoruz.
24. Gün
25. Gün - Kanat ve kuyruk tüylerininin uzamasına geldi sıra.
26. Gün
27. Gün - Gün geçtikçe kuyruğumuz uzuyor.
Soldaki 29, sağdaki 25 günlük. - 29. günde tüyler tamamen ortaya çıktı.
30. Gün - Artık uçuş denemesi olarak kanat çırpabiliyoruz.
31. Gün - İşte muhabbet kuşumuzun aldığı son hal. Artık kendine bakabilecek ve kendi kendine yem yiyebilecek durumdadır.
Jumbo muhabbet kuşları, Türkiye’deki genel muhabbet kuşu anlayışına göre çeşitli karakteristik özellikler göstermektedir. Ancak bu özellikler dünyada farklı tanımlanmıştır. Yani “Jumbo” kavramına yurt dışında rastlamanız pek mümkün değildir. Onun yerine “Show” kuşları tanımlaması yaygındır ancak bahsettiğimiz show yani exhibition kuşlar yine ülkemizdekilere göre farklıdır. Öncelikle şunu bilmeliyiz ki gerçek safkan İngiliz muhabbet kuşları, jumboların boylarının neredeyse 2 katı büyüklüğündedir ve kuyruktan kafalarına kadar ölçüldüğünde 24 santimi bulabilmektedirler. Fakat biz, Türkiye’de yaşadığımıza göre bu ülkenin kriterlerine uygun hareket etmek durumundayız. Bu kısa bilgiyi verdikten sonra sizlere resimli ve video destekli bir araştırma ürünü sunuyoruz.
Jumbo muhabbet kuşu temel özellikleri
Başları oldukça iridir ve bu en belirgin özelliğidir.
Baş kısımdaki tüyleri gözlerini tamamen kapatabilecek büyüklükte olabilir.
Benekleri, sakal da denir, daha büyük ve yoğundur.
Boyları biraz daha uzun olabilir ancak enlemesine büyüktürler ve göğüs kısımları diğer kuşlara göre daha dolgundur.
Kuyruktan kafaya kadar boyları 20cm ile 24cm arasındadır.
Ayaklar da boy ve göğüsleri gibi bir nebze daha iridir.
Hareketleri diğer ufak kuş türlerine göre daha sakindir.
1,2 ve 3'te bahsedildiği gibi kuşun kafasına dikkat ediniz. Tüyleri neredeyse gözleri örtmüş durumdadır.
4 ve 5'te bahsedilen boy ve ayak özellikleri bu resimle daha iyi anlaşılmaktadır.
Not: Ülkemizdeki Jumbo kuşlar üstteki resimlerde gördüğümüz kuşların yine kırmalarıdır; yani biraz daha ufaktırlar. Yukarıdaki kuş resimleri http://www.budgerigarsociety.com/ sitesinden alıntıdır ve orada bulunan kuşlar dereceye girmiş safkan show muhabbet kuşlarıdır.
Jumbo muhabbet kuşu nasıl anlaşılır
Yukarıda saydığımız temel özelliklerden yola çıkarak bir şeyler yakalamak mümkündür ancak jumbo kuşlar, hele ki bu işte yeniyseniz, piyasadaki İngiliz kuşlar ile kolaylıkla karıştırılabilir. Size bu yüzden şuradaki yazıyı da okumanızı tavsiye ediyoruz.
Bir resim bin kelime konuşur
Alt başlığımızda da değinildiği gibi bu işin en kolay anlatımı resimlerle olacaktır. Aşağıda en çok karıştırılan İngiliz ve Jumbo kuşlar ile ilgili resimlere bakıp Jumbo muhabbetlerin farklarını görebilirsiniz.
Evinizde veya ofisinizde bitkilerle, doğal malzemelerle ve rengarenk balıklarla harika bir akvaryum kurabilirsiniz. Rengarenk balıkları pırıl pırıl bir su içinde izlemenin eyfi başka hiçbir şey ile değişilmez. Akvaryum insanları dinlendiren ve rahatlatan bir olgudur. Stresi azalttığı ve kalp atışlarını yavaşlattığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Günümüzde bir çok alanda akvaryumun etkisi görülür.
Dünyada yeni başlayan bir trende göre özellikle dişçi gibi stresli doktor muayenehanelerinin bekleme salonlarına akvaryum yapılmakta. Bu hastaları sakinleştirip diş çektirmeye hazırlayan bir yöntem.
Sağlıklı bir akvaryum için en önemli konulardan biri bu akvaryumun nereye kurulması gerektiğidir. Bir akvaryumun konulacağı en iyi nokta günde birkaç saat güneş gören, oturma alanlarına yakın, 80-90 cm yükseklikte alanlardır.
Standartlara göre cam kalınlığı akvaryumlar için en az 4 mm olmalıdır. Camın düz bir zemin olması da önemlidir.
Akvaryumun ısıtılması da çok önemli bir konudur. Eskiden termostatlar otomatik değildi ancak son çıkan termostatlar otomatik çalışıyor. Bu tür ısıtıcılar yan cama yerleştirilir. Ayar kısmı su dışında kalmalıdır aksi taktirde zamanla içine su alıp bozulur.
Hava pompasından gelen hava borusuna ikili çeşme bağlanır. Çeşme ucunun biri hava taşına, diğeri ise süngerli filtreye takılır. Hava taşı akvaryumun dibine, süngerli filtre ise arka cama iliştirilir.
Akvaryumun için balıkların saklanabileceği gibi taşlar veya aksesuarlar yerleştirilmelidir. Eğer balıklar açıkta kaldıklarını hissederlerse kısa sürede psikolojileri bozulabilir. Dükkandan alınan balıklar aniden suyun içine atılmaz. Bunun yerine balıklar alındıkları su dolu poşetle akvaryumun içine bırakılır. Bir süre sonra poşet içindeki su ısısı ile akvaryum içindeki ısı dengelenir. Balıklar da bu su sıcaklığına alışırlar.
Balıkların aynı familyadan olması da önemlidir. Akvaryum balıkları kendi familyası dışındaki balıkları tanımayıp yiyebilir.
Bal dünyada en çok tüketilen, sahtesinin oldukça az bulunduğu organik bir üründür. Bir çok hastalığa iyi geldiği bilinen balın ne zamandan beri insanlar tarafından kullanıldığı bilinmemekte. Ancak Mısır piramitlerinde bulunan bal kovanları tarihin eski çağlarından beri kullanıldığını ortaya koymaktadır.
Bal arıların çiçek ve meyve tomurcularından alıp yuttukları nektarı bal midesi denen organlarında intervaz enzimi ile kimyasal değişime uğratarak kovanlara yerleştirmesidir. Kovanlara yerleştirilen üzeri mum kaplı kapakla örtülen bal, arıların yaptığı özel havalandırma sistemi ile bilinen kıvamına gelir.
Balın rengi, şeker dengesi ve tadı arıların topladığı nektarların özüne göre değişir. Bu nedenle dünyanın her yerinde balın tadı farklıdır. Balın kokusu çiçeklerin de koku vermesini sağlayan volatin maddesinden gelir. Arılar tüm nektarın sadece küçük bir kısmını bala dönüştürebilirler.
Balı normal şekerden ayıran içeriğidir. Bal normal şekerin aksine sindirime gerek duymaz. Çok hızlı bir şekilde kana karışır. Bu nedenle balyiyen bir insan çok kısa sürede şekerinde yükselme yaşayacak ve canlanacaktır.
Bal yüzyıllardır hastalıkların tedavisi için kullanılmaktadır. Bazı hastalıklardan mucizevi etkiler göstermiştir. Özellikle böbrek hastaları için balın yeri çok ayrıdır.
Son yıllarda piyasada sahte bal ile ilgili haberler bulunmakta. İnsanların çoğu sahte balın neden üretildiği konusunda tereddütler yaşamaktalar. En çok yapılan bal sahtekarlığı çiçek balının içine çam balı karıştırılmasıdır.
Çam balı çiçek balının aksine arıların değil çam ağacında yaşayan bir böceğin ürettiği bir baldır. Sadece Türkiye ve Yunanistan’daki çam ağaçlarında oluşur. Çam balı çiçek balına göre biraz daha ucuzdur. Bu nedenle çiçek balına çam balı karıştırılması özellikle ülkemizde sıkça görülen bir sorundur.
Sahte bal ise bal yerine glükoz tarzı maddelerle karışıma bal tadına benzer bir tad verilmesidir. Bu bir bal tüketicisi tarafından rahatlıkla anlaşılabilir.